Otizm Spektrum Bozukluğu Tanısı Olan Bireyler için Sosyal Öykülerin Kullanımı

Özet

OSB tanısı bulunan bireyler için bilimsel dayanaklı uygulamalar arasında bulunan sosyal öyküleri tanıtmak, sosyal öykülerin yararları, yazım ilkeleri, cümle türleri, öyküyü yazma aşamaları, öykünün uygulanması, konularına değinerek açıklamalarda bulunmaktır.

Anahtar Sözcükler: Sosyal öyküler, otizm spektrum bozukluğu.

Sosyal öyküler, OSB tanısı bulunan bireylere sosyal durumları açıklamak, sosyal becerileri öğretmek ve çocukların karşılaştıkları sosyal durumlara uygun tepkide bulunmalarını sağlamak amacıyla yazılır. Bu öyküler belli bir formatta, kurallı yazılan ve söz konusu beceri, olay ya da durumu nesnel olarak tanımlayan, kurgusal, kısa öykülerdir. Gray ve Garand (1993) sosyal öykülerin özellikle OSB tanısı bulunan bireyler için ev ya da okuldaki rutinleri açıklamak, rutindeki değişikliklere uyumu kolaylaştırmak, başkalarının davranışlarının nedenlerini açıklamak, yeni sosyal ve akademik beceriler öğretmek, doğum günü, gezi, yangın gibi özel olayları açıklamak ve bireyin başarılarının farkına varmasını sağlamak gibi farklı amaçlar için yazılabileceğini belirtmiştir.

Sosyal Öykülerin Yararları

Sosyal öykülerin yararları (a) görsel uyaranlar içermesi , (b) her öğrencinin bireysel özellikleri, gelişimi ve gereksinimleri doğrultusunda yazılması , (c) bir kez yazıldıktan sonra tekrar tekrar sunulabilmesi, (d) akademik, sosyal ve uyumsal becerilerin öğretiminde ve davranış problemleriyle başa çıkmada etkili olarak kullanılabilmesi, (e) tek bir sosyal öyküyle birden fazla becerinin öğretimine izin vermesi , (f) hem okullarda genel ve özel eğitim uzmanları tarafından hem de okul dışı ortamlarda anne-babalar, kardeşler ve bakım sağlayıcılar ve uzmanlar tarafından kolayca kullanılabilmesi, (g) öğrenilen becerilerin öğretim sona erdikten sonra korunmasında, farklı ortam, kişi ve araç-gereçlere genellemesinde etkili olması olarak sıralanabilir.

Sosyal Öykülerde Cümle Türleri

Gray ve Garand (1993)’e göre sosyal öyküler (a) betimleyici, (b) yansıtıcı, (c) yönlendirici ve (d) doğrulayıcı cümle olmak üzere dört çeşit cümleden oluşmaktadır. 1990’larda tanımlanan dört cümleye daha sonraki yıllarda Gray tarafından işbirlikçi cümle ve kontrol cümlesi olmak üzere iki cümle çeşidi daha eklenmiştir (Carbo, 2005). Tablo 1’de sosyal öykülerin yazımında kullanılan cümle türleri tanımlanmıştır. Temel bir sosyal öyküde betimleyici, yansıtıcı, yönlendirici ve doğrulayıcı cümle türlerinin yer alması gerekmektedir. Cümle türleri kadar cümle türlerinin öykü içindeki oranı da sosyal öykü yazımında dikkat edilmesi gereken bir diğer kuraldır. Bir yönlendirici cümle için öyküde iki-beş betimleyici, yansıtıcı ve/veya doğrulayıcı cümlenin bulunması gerekmektedir

Sosyal öykü yazmanın aşamaları Gray (2002) tarafından sıralanan dört grupta toplanmıştır: (a) hedef davranışı belirleme, (b) bilgi toplama, (c) öyküyü yazma, (d) öyküye uygun bir başlık koymadır.

Hedef Davranışı Belirleme: Sosyal öykü ile kazandırılması ya da ortadan kaldırılması hedeflenen durum için hedef davranış belirlenir. Hedef davranış belirleme süreci herhangi bir davranışsal programa başlamadan önce izlenen hedef davranış belirleme sürecinden farklılık göstermez. Hedef davranış belirleme sürecinde gözlem, görüşme ya da işlevsel bir davranış değerlendirme ölçeği kullanılabilir.

Bilgi Toplama: Hedef davranış belirlendikten sonra, uygulamacı davranış ve durum ile ilgili bilgi toplar. Durumun nerede ve ne zaman ortaya çıktığı, kimlerin bu süreçte yer aldığı, olayın nasıl ve neden gerçekleştiği ve nelerin olduğuna ilişkin sorulara yanıt verebilecek bilgilerin toplanması gerekmektedir. Bireyin öğrenme tarzı, okuma yeteneği, dikkat süresi ve ilgileri gibi sosyal öykülerin amaca ulaşmasında önemli yer tutan konularda da gerekli bilgiler toplanmalıdır.

Öyküyü Yazma: Sosyal öyküler bireyin öğrenme özellikleri, gereksinimleri, ilgileri ve yeterlilikleri doğrultusunda yazılır. Öyküdeki toplam cümle sayısı ve cümlelerin sayfalara göre dağılımı kişilerin düzeylerine göre farklılık gösterebilir. Otizmden hafif düzeyde etkilenmiş bir birey için yazılan bir sosyal öyküde bütün cümleler tek bir kâğıt üzerinde bulunabilirken, otizmden orta ve ileri düzeyde etkilenmiş bir birey için her cümlenin ayrı bir sayfaya yazıldığı bir kitapçık hazırlanması gerekebilir. Her bir cümlenin ayrı bir sayfada sunulduğu sosyal öykülerin, bireye sunulan uyaran miktarını azalttığı ve öykünün anlaşılırlığını arttırdığı ifade edilmektedir

Öyküye Uygun Bir Başlık Koyma: Bir sosyal öykünün başlığı öykünün özünü ve içeriğini açıkça ortaya koymalıdır. Bazen herhangi bir davranışa –olumlu ya da olumsuz- yapılan atıflar bir sosyal öykünün başlığı olabileceği gibi bazen de öykünün yanıt vermek üzere yazıldığı bir soru öykünün başlığı olabilir.

Sosyal Öyküyü Sunma: Sosyal öyküler bireyin kendini rahat ve güvende hissettiği bir ortamda ve birey hedef davranışı sergileyebileceği ortama girmeden hemen önce sunulmalıdır. Sosyal öykü, birey üzüntülü ve sinirli iken ya da kötü ve can sıkıcı bir olay yaşadıktan hemen sonra sunulmamalıdır.

Sosyal Öyküyü Gözden Geçirme: Bu aşamada öykü uygulamacı tarafından bireye sunulduktan sonra, bireyin çevresindeki diğer kişilerden de öyküyü bireye sunarak gözden geçirmeleri ve öyküye ilişkin aksaklıkları, eksiklikleri ya da yanlışlıkları belirlemeleri istenir.

Sosyal Öyküyü Silikleştirme: Birey kendisinden beklenilen davranışı sosyal öykü okunmadan gerçekleştirinceye değin sosyal öykü silikleştirilerek sunulmaya devam edilir. Sosyal öyküyü silikleştirmek ve bireyin bağımsızlığını arttırmak için kullanılabilecek iki strateji vardır. Birey bir davranış ya da beceriyi sergilemeye başladıktan sonra sosyal öyküdeki yönlendirici cümleler öyküden çıkarılabilir ya da bu cümleler boşluklu, “……………………” lı cümleler şeklinde yazılabilir, bireyden bu cümleyi tamamlaması istenebilir. Ancak cümlelerin atılması ya da düzenlenmesi sırasında meydana gelecek değişiklikler OSB tanısı bulunan bireylerin yeniliklere açık olmamaları nedeniyle rahatsız edici olabilir. Bu gibi durumlarda öyküyü silikleştirmek için diğer strateji kullanılmalıdır. Diğer silikleştirme stratejisi ise, orijinal öyküde değişiklik yapmak yerine öykünün sunumu ile değerlendirme arasında geçen süreyi değiştirmektir

Bu çalışmada sosyal öyküler, sosyal öykülerin yazımı ve uygulanmasına ilişkin bilgi verilmiştir. Bu çalışmada sosyal öykülerin yalnızca OSB tanısı bulunan bireyler üzerindeki etkililiğine odaklanılmış; diğer tanı gruplarıyla yürütülen çalışmalara yer verilmemiştir.

KAYNAKLAR

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Özel Eğitim Dergisi 2012, 13(2) 1-20(Elif Tekin İFTAR-Seray OLÇAY GÜL

Andrews, S. (2004). Using social stories to increase reciprocal social interactions and social comrehension in school aged children diagnosed with autism.

Carbo, B.C. (2005). The use of social stories with individuals with autism spectrum disorders.

Gray, C.A. (1998). Social stories and comic strip conversations with students with Asperger Syndrome and high fuctioning autism. E. Schopler vd. (Eds.). Asperger Syndrome or high functioning autism? içinde (s. 167- 198). New York: Plenum Press.

 Gray, C.A. (2000). Writing social stories with Carol Gray accompanying workbook to video. Arlington, TX: Future Horizons.

Gray, C. A. (2002). The new social stories book. Rexas: Future Horizons.

Gray, C.A., & Garand, J.D. (1993). Social stories: Improving responses of students with autism with accurate social information. Focus on Autistic Behavior, 8, 1-10.

Derleyen: Yusuf ARIK

Diğer Makaleler