Kekemeliğin Değerlendirilmesi ve Terapi Yaklaşımları

Kekemeliğin Değerlendirilmesi ve Terapi Yaklaşımları

Kekemelik ülkemizde ve tüm dünyada yaygın olarak görülen bir konuşma bozukluğudur.

  • Konuşmanın akıcılığının sekteye uğradığı kekemelik;
  • Bireyler için iletişim sorunları doğurmakta,
  • Kişinin kendisi, ailesi ve yakınları için hem işlevsel bir sorun hem de ciddi bir kaygı kaynağı oluşturmaktadır.

Bu nedenle hem rahatsızlıktan mustarip olanlar, hem de bu alanda çalışan uzmanlar, kekeme bireylerin konuşmalarının akıcı bir hal al alması ve kekemelik ile ilgili semptomların ortadan kalkması için uzun yıllardır farklı tedavi yöntemleri aramakta ve bu yöntemleri denemektedirler.

Bütün bu koşullar altında kekemeliğin doğru bir şekilde değerlendirilmesi, tanılanması ve uygun terapi programının seçimi önem arz etmektedir.

Kekemeliğin Değerlendirilmesi

  • Vaka Öyküsü
  • Kekemelik Durumlarının Türlerinin ve Sıklığının İncelenmesi
  • Kekemelikteki Değişkenliğin İncelemesini
  • İlgili Motor Davranışlarının Değerlendirilmesi
  • Konuşmadan Kaçınma Davranışlarının Değerlendirilmesi
  • Konuşma ve artikülasyon oranının değerlendirmesi
  • Olumsuz duygusal reaksiyonların
     değerlendirilmesi

Vaka Öyküsü

Kekemelik başlangıcı ve başlangıç ​​ile ilişkili özel durumlar;

Ailesel kekemelik prevalansı;

Aile üyeleri, hasta ile ilgilenen diğer bireyleri gibi, örn. öğretmenler, kekemeliği ilk fark edenlerin gözlemlediği erken kekemelik davranışlar;

Değişkenliği ve stabilitesi de dâhil olmak üzere, kekemeliğin ilk ve sonraki seyri;

Önceki klinik hizmetler ve bunları sağlayan uzmanların isimleri;

Önceki tedavi prosedürleri ve bunların ilk ve sonraki etkileri;

Hastanın şu anki eğitim ve mesleki durumu veya bunlar ile ilgili gelecekteki planları;

Genel sağlık öyküsü

Kekemelik Durumlarının Türlerinin ve Sıklığının İncelenmesi

Terapist ve bir aile üyesi ile yapılan uzun bir diyalogun kaydedilmesi (Örneğin, çocukları ile konuşan anne veya baba)

Kekemelikteki Değişkenliğin İncelemesini

Hastadan veya hastanın bakımı ile ilgilenen birinden, kekemelik sıklığının değişkenlik gösterdiği farklı konuşma durumlarını incelemesini istemek;

Farklı zaman ve durumlar içerisinde, kekemeliğin değişkenliği konusunda aile üyeleri ile sözlü raporlar oluşturmak;

Terapistin AKB oranını analiz etmesi adına, evde, okulda veya mesleki ortamda kullanılan konuşma şekillerinin ses kaydına alınması;

Doğal ortamda meydana gelen ile klinikte meydana gelen AKB’nun sıklığını karşılaştırmak;

Karşılaştırılabilir herhangi bir AKB oranının sonuçları tutarlı değilse, klinik ve ev önlemlerini tekrar etmek.

İlgili Motor Davranışlarının Değerlendirilmesi

İnceleme sırasında sergilenen motor davranışlarını dikkate alarak ve;

O davranışları açıklayarak.

Konuşmadan Kaçınma Davranışlarının Değerlendirilmesi

Hastadan, en zorundan en kolayına kadar hiyerarşik olarak konuşma durumlarını sıralamasını istemek;

Aile bireylerine, çocuğun konuşmaktan kaçınma reaksiyonlarını tanımlatmak gerekebilir.

Konuşma ve artikülasyon oranının değerlendirmesi

Olumsuz duygusal reaksiyonların
 değerlendirilmesi

çeşitli teşhis kriterleri kullanılarak, kekemelik tanısı konulabilir:

Tüm AKB türleri hesaba katıldığında, konuşulan kelimelerin % 5’ini aşan bir AKB oranı

Kısmi kelime tekrarlarının belirli bir sıklığı, konuşma sesinin uzatılması ve yarım kalan sözcükler (telaffuz edilen kelimelerin en az % 2’si)

Aşırı AKB süresi (1 saniye veya daha uzun)

TERAPİST’İN benimsediği diğer ölçütler

Kekemelik değerlendirmesinde yaygın olarak kullanılan ölçütler

Bu listeye ek olarak

SSI-4 ile de kekemeliğin sıklığı, süresi, doğallığı ve konuşmaya eşlik eden fiziksel unsurlar test edilebilir

KEKEMELİĞİ OLAN BİREYLERE UYGULANAN TERAPİ YAKLAŞIMLARI

Psikolojik Tedavi Yöntemleri

kekemeliğin bilinçli ya da bilinçsiz psikolojik çatışmalar ile meydana gelen psikolojik bir bozukluk olduğunu ya da kekemelik ve psikolojik sorunların birlikte var olduğu varsayımını içermektedir. Tedavi, bu çatışmaları veya problemleri çözmeye yönelik girişimlerden oluşur.

Akıcı Kekemelik Yöntemi (FLUENT STUTTERING METHOD)

Kekemelik tedavisi için belli başlı yöntemlerden biri, Van Riper’in (1973) akıcı kekemelik yaklaşımıdır; buna daha-akıcı-kekeleme (stutter-more-fluently) yöntemi de denmektedir.

Bu yaklaşımın amacı, normal akıcılıktan daha ziyade, daha akıcı (daha az anormal) kekemeliktir

Konuşma Akıcılığı Şekillendirme Yöntemi FLUENCY SHAPİNG)

Bu yöntemin amacı (daha akıcı konuş- speak-more-fluently) hastaya normal akıcı konuşma becerisi sağlamaktır

Konuşma akıcılığının şekillendirilmesi, kulağa normal gelen akıcılıktaki konuşmayı değil, içinde kekemelik öğesi olmayan konuşmayı sağlar.

 Hece uzatılması yöntemi ile belirli bir nefes alış verişin sağlanması ve konuşma hızının düşürülmesi kekemeliği azaltırken,  monoton ve kulağa hoş gelmeyen sesler çıkarılır.

 Bu nedenle, terapistler, içinde kekemelik olmayan konuşmayı stabilize edildikten sonra, normal prosodik özellikleri şekillendirmelidirler (örn., artan konuşma hız, normal ses yoğunluğu ve normal tonlama).

Eğitimi devam ettirme yöntemleri uygulayın (örn. hastanın kendi kendini izleme becerileri ve ailenin ve arkadaşların, zaman içerisinde doğal ortamlarda akıcı konuşma davranışı izlemek ve güçlendirmek için eğitilmesi).

Belirli tedavi prosedürlerini aşağıdaki açıklamalar şeklinde kullanın:

İlk olarak, özel becerileri öğretin ve kekemelik içermeyen bir konuşma sağlamak için nefes alışverişi yönetimi, konuşmaya nazik bir şekilde giriş yapma ve konuşma hızını düşürme ile devam edin; daha sonradan, normal prosodik özellikleri şekillendirin.

Tedavi, hastanın yapabilecekleri ile başlar; kelimeler, tümceler veya kısa cümleler bile, akıcı konuşma becerilerinin kazanılması adına başlangıç ​​noktası olabilir. Tedaviyi yavaş yavaş kontrollü konuşmaya yönlendirin ve en sonunda, doğal ortamlarda daha spontane konuşmalara doğru yönelin.

Doğru tepkiler ve kekemelik içermeyen bir konuşma şekli için bu tür belirli prosedürleri birer talimat, modelleme, düzeltici geribildirim ve olumlu teşvik gibi kullanın.

Benzer prosedürleri, Normal prosodik özellikleri yeniden şekillendirmek için kullanın. Daha hızlı konuşmayı modelleyerek, konuşma oranını kademeli olarak artırın; vokal yoğunluğu yükseltin ve normal tonlamaya geçiş yapın.

Akıcı Konuşmayı Destekleme Yöntemi (FLUENCY REİNFORCEMENT METHOD)

Birçok küçük çocuk üzerinde olumlu sonuçlar veren basit bir yöntem olarak, buradaki amaç, doğal bir yapı içerisinde, akıcı konuşmayı pozitif yönde desteklemektedir. Bu yöntem, düşük konuşma hızı gibi hedefler ile de birleştirilebilir.

Bu yöntemde, terapist:

Hoş ve rahat bir tedavi ortamı ayarlar;

Resimli kitaplar, oyuncaklar ve diğer oyun materyalleri yardımıyla konuşmaya teşvik eder;

Çocuğu, sözlü övgüler veya küçük hediyeler ya da her ikisi ile akıcı konuşmaya pozitif bir şekilde yönlendirir;

Sıklıkla, kekemelikten uzak bir konuşmayı garanti altına almak adına, yavaş ve rahat bir konuşma tonu belirler ve;

Daha yavaş bir konuşma şekli hedef olarak belirlenmiş ise, normal prosodyi yeniden şekillendirir.

Klinik deneyim, tek başına akıcı konuşmayı destekleme yönteminin küçük çocuklar için etkili olabileceğini gösterirken,  yaşça daha büyük çocuklarda ve yetişkinlerde,

daha yavaş konuşma oranının bir hedef olarak yönteme eklendiği zaman, tekniğin etkinliğinin artırabileceği düşünülmektedir.

Maskeleme ve Gecikmiş Oditori Geri Bildirim Teknikleri

Geçmişte, uzun yıllar popüler olan bu yaklaşım, konuşmanın oditori geri bildiriminin değiştirilmesini içermekteydi.

kekeme biri, kendi konuşmasını saniyeden daha uzun süren bir gecikmeyle dinlediğinde, çoğu AKB’da azalma görülür. Benzer şekilde, oditori maskeleme gürültüsü de akıcılığı arttırır.

Çoğu uzman şimdilerde, her iki tekniğin de, özellikle sesli harflerin uzatılması ile hece uzatılmasını sağlayarak, arzu edilen etkilerini sağlayabileceğine inanıyor. Sonuç olarak, her iki teknik de, özellikle de gecikmiş oditori geribildirim (delayed auditory feedback DAF olarak bıraktım), düşük prosodik özelliklere sahip, yavaş bir konuşma hızına neden olur.

Terapist DAF tekniğini kullanırken;

DAF’ın en büyük avantajı, daha yavaş bir konuşma hızını hayata geçirme kapasitesidir.

Bununla birlikte, birçok doktor, bu etkiyi elde etmek için DAF kullanımını gereksiz bulur.

 Verilecek talimatlar ve modelleme, içinde kekemelik olmayan bir konuşmayı sağlamak adına genellikle yeterli olur.

Doğrudan Kekemeliği Azaltma Yöntemleri (DİRECT STUTTERING REDUCTİON METHOD) 

Bu yöntemler, belirli konuşma akıcılık becerilerini öğretmek veya kekemeliği daha az anormal bir yapıya dönüştürmeksizin, kekemelik oranını doğrudan azaltmayı amaçlar.

Kekemeliği direkt olarak azaltmak için, zaman aşımı (time-out) veya konuşma tepkisi maliyeti (response cost) davranışsal yöntemleri kullanılabilir

Zaman aşımı (duraklama ve konuşma-time-out).

Bu yöntemde, kekeleyen kişinin, her AKB’dan sonra duraksaması ve daha sonradan konuşmaya devam etmesi öğretilir.

Bu prosedürde terapist:

Bir AKB meydana gelir gelmez, hastaya ‘dur’ der ya da başka sinyaller vererek (örneğin ışıkla ikaz etmek) hastanın konuşmayı tamamen kesmesini sağlar;

Hasta ile göz temasından yaklaşık 5 saniye kaçınır;

Akabinde, zaman aşımı süresinden sonra göz temasını yeniden kurar ve hastanın konuşmasına devam etmesine izin verir ve;

Akıcı konuşma için, göz temasını korur, gülümser ve diğer sosyal iletişim öğelerini kullanır.

Konuşma tepkisi maliyeti (response cost)

Bu yöntemde, akıcı bir şekilde söylenen her bir kelime için, hastaya pullar verilirken, kekemelik durumunun gerçekleştiği  her bir kelime için ise, bu pullar geri alınır.

Bu prosedürün bir başka şeklinde ise, hastaya başlangıçta birkaç pul verilir ve her bir AKB için bir tane pul geri alınır.

 Bu yaklaşım tarzı önerilmez.

Hastaya, akıcı olarak ifade ettiği her bir kelime, tümce veya cümle için, küçük hediyelere karşılık gelen pullar verilir. Hasta, muayene bitiminde, bu pullara karşılık gelen hediyelerini alır.

Bir kekemelik durumunda ya da kekemeliğin en ufak bir emaresinin görülmesinde bile, pullardan biri geri alınır.

Sözcük ve tümcelerden, diyaloga doğru hareket edilir.

Üç ya da dört muayene sonunda, konuşma akıcılığı % 98 ve üzeri oranda sürdürülürse, pullar kullanılmaz, sadece sözlü övgüyle akıcı konuşma teşvik ettirilmeye çalışılır.

Hem zaman aşımı hem de konuşma tepkisi maliyeti, daha doğal bir konuşma akıcılığı sağlamanıza yardımcı olabilir.

Kullanılan yöntemler, sadece konuşma hızını yavaşlatarak veya nefes alış verişini düzenleyerek akıcı konuşmayı sağlamaz.

Aslında, bir hasta bu stratejilerden herhangi birini kullanmaya başlarsa (örn., yavaş konuşmaya başlamak), terapist bunu bırakmasını ister.

Dolayısıyla, kulağa doğal gelen konuşma gibi ek tedavi hedefleri eklemeye hiç gerek yoktur.

Bu iki yöntem arasından, zaman aşımı daha iyi araştırılmış olmasına rağmen, anaokulu öğrencileri de dâhil olmak üzere, küçük çocukların tedavisinde konuşma tepkisi maliyetinin etkililiğine ilişkin kanıtlar gün geçtikçe artmakta (Hegde, 2004).

Konuşma tepkisi maliyeti, anaokulu ve bire, ikiye giden çocuklar için tercih edilir; daha büyük çocuklar ve yetişkinler için zaman aşımı tercih edilir. Pek çok küçük çocuk, bir AKB’nu takiben, durmaları söylediğinde konuşmayı bırakmaz; bu nedenle, zamanaşımı, konuşma tepkisi maliyeti kadar etkili değildir.

Derleyen

Uzm. Dkt. Ayşe İlayda Mutlu

Diğer Makaleler